Bilgi çağı, geçtiğimiz yirmi yıla damgasını vuran bir tanım oldu.
Bilgisayarlar, bilginin üretilmesini ve işlenmesini
kolaylaştırarak insanlığın gelişimine büyük bir ivme kattılar.
Teknolojinin geldiği noktada bilgi çağı, yerini "bağlantı
çağı"na bırakıyor. Artık başarılı olmak için web'i iyi tanımak,
insanlara, ürünlere ve donanıma hızlı ulaşmak, yani bulabilmek ve
işleyebilmek, bilgiye sahip olmaktan çok daha önemli.
10/30/2007
Saying of The Day
Fish and visitors smell in three days.
Unknown
Balık ve ziyaretçi 3 günden fazla kalırsa kokar.
Unknown
Balık ve ziyaretçi 3 günden fazla kalırsa kokar.
10/24/2007
İstemek,Want Something Badly
When you know what you want,and you want it badly
enough,you'll find a way to get it.
Unknown
Ne istediðini bildiğin zaman, ve yeteri derecede
istediğinde,onu almak için bir yolunu bulacaksınız.
enough,you'll find a way to get it.
Unknown
Ne istediðini bildiğin zaman, ve yeteri derecede
istediğinde,onu almak için bir yolunu bulacaksınız.
Labels:
İstediğini bilmek,
İstemek,
Know What You Want,
Wanting
10/23/2007
Gülümseme,Ağlama,Smile,
Smile, and the world smiles with you; cry, and you cry alone.
unknown
Gülümse,dünya seninle gülümser.Ağla,sen yalnız ağlarsın.
Gülümsersen,dünya seninle gülümser; Ağlarsan,yalnız ağlarsın.
unknown
Gülümse,dünya seninle gülümser.Ağla,sen yalnız ağlarsın.
Gülümsersen,dünya seninle gülümser; Ağlarsan,yalnız ağlarsın.
Özlü Sözler,Saying,Voltaire
"God save me from my friends. I can protect myself
from my enemies."
Voltaire
Tanrım, beni dostlarıma karşı koru, kendimi
düşmanlarıma karşı korurum.
If you know the enemy and know yourself, you need not
fear the result of a hundred battles.
If you know yourself but not the enemy,for every
victory gained you will also suffer a defeat.
If you know neither the enemy nor yourself, you will
succumb in every battle.
Unknown
Eğer sen, düşmanını ve kendini tanırsan,yüzlerce
muharebenin sonucundan korkmana gerek yoktur.
Eğer sen kendini tanır,düşmanını tanıyamazsan, her
zafer kazandığında aynı zamanda da yenilgiyi
tadacaksın.
Eğer ne düşmanını nede kendini tanımıyorsan her
savaşta teslim olacaksın.
from my enemies."
Voltaire
Tanrım, beni dostlarıma karşı koru, kendimi
düşmanlarıma karşı korurum.
If you know the enemy and know yourself, you need not
fear the result of a hundred battles.
If you know yourself but not the enemy,for every
victory gained you will also suffer a defeat.
If you know neither the enemy nor yourself, you will
succumb in every battle.
Unknown
Eğer sen, düşmanını ve kendini tanırsan,yüzlerce
muharebenin sonucundan korkmana gerek yoktur.
Eğer sen kendini tanır,düşmanını tanıyamazsan, her
zafer kazandığında aynı zamanda da yenilgiyi
tadacaksın.
Eğer ne düşmanını nede kendini tanımıyorsan her
savaşta teslim olacaksın.
10/22/2007
Bilgisayarlar İnsanlarla Yarışabilirler mi?
Günümüzde bilgisayarlar yirmi yıl önce düşünemeyeceğimiz
düzeyde işlem kapasitesine sahip olsalar da, insanlarla
yarışmaktan hala uzaklar.
Dünyanın önde gelen internet firmalarından Amazon, bir
süre önce "Mekanik Türk (*)" adında bir servis başlattı.
Bu servis, günümüzde bilgisayarlar için oldukça zor olan,
ama insanlar için son derece kolay bazı işlemlerin,
insanlar tarafından internet üzerinden yapılmasını sağlıyor.
Bir fotoğrafın içinde insan olup olmadığı sorusu, bir
bilgisayar için oldukça zor, ama bir insan, resmi gördüğü
anda bu soruya kolayca yanıt verebilir. Mekanik Türk
servisinden de çeşitli şirketler, bilgisayarların
yanıtlayamayacağı bu gibi soruların yanıtına internet
aracılığıyla bu servis sayesinde ulaşıyorlar.
İnsanların bilgisayarlarla aynı seviyede yer aldığı bu
gibi sistemler, gelecekteki karmaşık yapılara basit bir
örnek oluşturuyor.
düzeyde işlem kapasitesine sahip olsalar da, insanlarla
yarışmaktan hala uzaklar.
Dünyanın önde gelen internet firmalarından Amazon, bir
süre önce "Mekanik Türk (*)" adında bir servis başlattı.
Bu servis, günümüzde bilgisayarlar için oldukça zor olan,
ama insanlar için son derece kolay bazı işlemlerin,
insanlar tarafından internet üzerinden yapılmasını sağlıyor.
Bir fotoğrafın içinde insan olup olmadığı sorusu, bir
bilgisayar için oldukça zor, ama bir insan, resmi gördüğü
anda bu soruya kolayca yanıt verebilir. Mekanik Türk
servisinden de çeşitli şirketler, bilgisayarların
yanıtlayamayacağı bu gibi soruların yanıtına internet
aracılığıyla bu servis sayesinde ulaşıyorlar.
İnsanların bilgisayarlarla aynı seviyede yer aldığı bu
gibi sistemler, gelecekteki karmaşık yapılara basit bir
örnek oluşturuyor.
10/19/2007
I'LL BE JUST ME İN ANY NEED OF YOURS,SENİN İÇİN İHTİYACIN OLAN HER ŞEYDE BEN
"If you're alone, I'll be your shadow. If you want to
cry, I'll be your shoulder. If you want a hug, I'll be
your pillow. If you need to be happy, I'll be your
smile... But anytime you need a friend, I'll just be
me."
Unknown
Eğer yalnızsan, ben senin gölgen olacağım. Eğer
ağlamak istiyorsan,ben senin omuzun olacağım.Eğer
kucaklamak istiyorsan,ben senin yastığın olacağım.Eğer
mutlu olmak istiyorsan,ben senin gülümsemen
olacağım.Ama sen herhangi bir zaman,bir arkadaşa
ihtiyaç duyarsan ben sadece ben olacağım.
Hüseyin BOZDAĞ
10/18/2007
Alışkanlıklar,ORISON SWETT MARDEN
"Bir alışkanlığın başlangıcı görünmez bir iplik gibidir,ama o hareketi her tekrarlayışımızda ipliği sağlamlaştırırız,ona bir elyaf daha ekleriz,sonunda kapkalın bir kablo olur,düşünce ve hareketlerimizi geri dönülmez biçimde bağlar."
ORISON SWETT MARDEN
Labels:
Alışkanlıklar,
İplik,
Motivasyon,
ORISON SWETT MARDEN
When The Game İs Over
When the game over,pawn and shah throve to the same
box.
Oyun bittigi zaman,şah da piyon da ayni kutuya atilir.
box.
Oyun bittigi zaman,şah da piyon da ayni kutuya atilir.
10/17/2007
A Good Teacher,İyi Bir Öğretmen
A good teacher helps those who are doing poorly to do
well,and helps those who are doing well to do even
better.
Unknown
İyi bir öğretmen,öğrenmekte zorluk çekenlere yardım
ettiği gibi,kolay öğrenenleride daha iyisini yapmaları
için teşvik eder.
well,and helps those who are doing well to do even
better.
Unknown
İyi bir öğretmen,öğrenmekte zorluk çekenlere yardım
ettiği gibi,kolay öğrenenleride daha iyisini yapmaları
için teşvik eder.
BEYNİ GENÇ TUTMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER
BEYNİ GENC TUTMAK iCiN YAPILMASI GEREKENLER
Terleyin
Egzersiz, verimli calismak icin bol oksijene ihtiyac duyan beyin hucrelerinin gidasi gibidir. Boylece beynin ogrenme ve hatirlama becerisi guclenir
Balik yiyin
Yuksek Omega-3 iceren sardalya ve ton gibi yagli baliklari tuketmek zekayi attirir. Konsantrasyon ve okuma yetenegini gelistirir
Lavanta koklayin
Lavanta kokusu ise konsantrasyonu artirir. Ozellikle ogle aralarinda, calismaya baslamadan once lavanta koklayin
Ýyi bir uyku
Gece 7-8 saatlik uyku beyin performansini en uste tasir. Ayrica gun ortasinda 30 dakikalik bir kestirme beynin sarj olmasini saglar
Sakiz cigneyin
Sakiz cigneme beyne giden kani yuzde 20 artiriyor. Boylece hafizayi kuvvetlendirip, stresi azaltiyor.
Su icin
Yuzde 80'i su iceren beynimiz su icmedigimizde kuculuyor. Bu sebepten her gun 1.5- 2 litre arasinda su icmek gerekiyor.
Kirmiziya bakmayin
Kirmizi gormek ozellikle sinavda basariyi dusuruyor ve ogrencide motivasyon dusuklugu yaratiyor
Sicak cikolata icin
Yatmadan once icilecek bir bardak sicak cikolata zekayi aririyor. Kakao ozellikle yaslilarin zihnini aciyor
Rahatlayin
Rahat bir yere oturup gozlerinizi kapayin ve ayaklarinizdan boynunuza kadar tek tek kaslarinizin gevsedigini hissedin.
Teknolojiyi az kullan
SMS ve e-mail'i fazla kullanmak ve cok televizyon seyretmek zeka seviyesini dusuruyor
Beyin jimnastigi yapin
Akil oyunlari oynayarak, bulmaca ve zeka testleri cozerek beyninizi zinde tutabilirsiniz
Alkol almayin
Alkol beyin hucrelerini oldurerek, ogrenme ve hafiza bolgesine zarar verir.
Terleyin
Egzersiz, verimli calismak icin bol oksijene ihtiyac duyan beyin hucrelerinin gidasi gibidir. Boylece beynin ogrenme ve hatirlama becerisi guclenir
Balik yiyin
Yuksek Omega-3 iceren sardalya ve ton gibi yagli baliklari tuketmek zekayi attirir. Konsantrasyon ve okuma yetenegini gelistirir
Lavanta koklayin
Lavanta kokusu ise konsantrasyonu artirir. Ozellikle ogle aralarinda, calismaya baslamadan once lavanta koklayin
Ýyi bir uyku
Gece 7-8 saatlik uyku beyin performansini en uste tasir. Ayrica gun ortasinda 30 dakikalik bir kestirme beynin sarj olmasini saglar
Sakiz cigneyin
Sakiz cigneme beyne giden kani yuzde 20 artiriyor. Boylece hafizayi kuvvetlendirip, stresi azaltiyor.
Su icin
Yuzde 80'i su iceren beynimiz su icmedigimizde kuculuyor. Bu sebepten her gun 1.5- 2 litre arasinda su icmek gerekiyor.
Kirmiziya bakmayin
Kirmizi gormek ozellikle sinavda basariyi dusuruyor ve ogrencide motivasyon dusuklugu yaratiyor
Sicak cikolata icin
Yatmadan once icilecek bir bardak sicak cikolata zekayi aririyor. Kakao ozellikle yaslilarin zihnini aciyor
Rahatlayin
Rahat bir yere oturup gozlerinizi kapayin ve ayaklarinizdan boynunuza kadar tek tek kaslarinizin gevsedigini hissedin.
Teknolojiyi az kullan
SMS ve e-mail'i fazla kullanmak ve cok televizyon seyretmek zeka seviyesini dusuruyor
Beyin jimnastigi yapin
Akil oyunlari oynayarak, bulmaca ve zeka testleri cozerek beyninizi zinde tutabilirsiniz
Alkol almayin
Alkol beyin hucrelerini oldurerek, ogrenme ve hafiza bolgesine zarar verir.
Labels:
Alkol,
Beyin,
Beyin çalıştırma,
Beyini Güçlendirme,
Motivasyon
10/16/2007
Düşündüklerini Söylemek
Düşünmediklerimi söyleyerek yaşamaktansa , düşündüklerimi söyleyerek ölmeyi tercih ederim.
SOCRATES
SOCRATES
Müşfik Kenter bilgisayar çağı insanlarına şiiriyle sesleniyor:
Müşfik Kenter bilgisayar çağı insanlarına şiiriyle sesleniyor:
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, "fast life", "fast food", "fast music", "fast love"…
Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar…
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, size sesleniyorum!
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, "fast life", "fast food", "fast music", "fast love"…
Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar…
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, size sesleniyorum!
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?
10/10/2007
10/09/2007
DİNDAR AYI ve ATAİST
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere
bakıyormuş.
Evrim ne güzellikler yaratıyor! diye düşünüp mest oluyormuş,
Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış.
Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha hızlı
olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın
ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini
kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam "Allahım! diye bağırmış.
Bir anda zaman durmuş ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş bir anda
orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış.
Çok derinden gelen ilahi bir ses adama;
"Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın,
sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu
saymalıyım?" demiş.
Adam utanç içinde: "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem
haksızlık,
ama hiç olmazsa ayıyı dindar yapabilir misin?" demiş.
"Peki" diye karşılıkvermiş ve ışık kaybolmuş.
Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş.
Ayı iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış;
"Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin
nimetlere..."
bakıyormuş.
Evrim ne güzellikler yaratıyor! diye düşünüp mest oluyormuş,
Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış.
Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha hızlı
olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın
ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini
kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam "Allahım! diye bağırmış.
Bir anda zaman durmuş ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş bir anda
orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış.
Çok derinden gelen ilahi bir ses adama;
"Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın,
sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu
saymalıyım?" demiş.
Adam utanç içinde: "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem
haksızlık,
ama hiç olmazsa ayıyı dindar yapabilir misin?" demiş.
"Peki" diye karşılıkvermiş ve ışık kaybolmuş.
Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş.
Ayı iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış;
"Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin
nimetlere..."
Labels:
Ataist,
Ayı,
Ayı dindar oluyor,
Eğlenelim Biraz,
komik
ATATÜRK VE DİN

ATATÜRK VE DİN
1922, 1923 ve 1925'de söyledikleri...
"Din vardır ve lazımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi fakat bina, uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayı takviye etmek lüzumu hissedilmemiş. Aksine olarak birçok yabancı unsur, tefsirler, hurafeler, binayı daha fazla hırpalamış. Bugün bu binaya dokunulamaz, tamir de edilemez. Ancak zamanla çatlaklar derinleşecek ve sağlam temeller üstünde yeni bir bina kurmak lüzumu hasıl olacaktır..."
"Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamağa çalışıyor; kaste ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz..."
"Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür; tanrısal inanışların belirtilerine bakarak diyebiliriz ki, insanlar iki sınıfta, iki devirde mütalâa olunabilir. İlk devir insanlığın çocukluk ve gençlik devridir. ıkinci devir, beşeriyetin erginlik ve olgunluk devridir."
"İnsanlık birinci devirde tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddi vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı gerektirir. Allah, kullarının lazım olan olgunlaşma noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullariyle meşgul olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden saymıştır. Onlara Hazreti Adem Aleyhisselam'dan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz vasıtasiyle en son dini, medeni gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta bulunmağa lüzum görmemiştir. İnsanlığın kavrayış derecesi, aydınlanma ve olgunlaşması sayesinde her kulun doğrudan doğruya tanrısal düşüncelerle temas kabiliyetine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki, Cenabı Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz kitaptır."
"Hz. Muhammed'i bana, cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve başarılarını asla kavrayamamışlardır. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş, Uhud Muharebesinde en büyük bir komutanın yapabileceği bir planı nasıl düşünür ve tatbik edebilir? Tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır. Bu küçük harbte bile askerî dehâsı kadar siyasî görüşüyle de yükselen bir insanı, cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Hz. Muhammed bu harb sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak, galip düşmanı takibe kalkışmamış olsaydı, bugün yeryüzünde müslümanlık diye bir varlık görülemezdi."
"Bizim dinimiz en makul ve en tabiî bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lâzımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur."
"Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla alakası olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler zamanın yeniliklerine uymayı kafir olmak sanıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların amacı, İslamların kafirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, beyinledir."
"Bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı tavsiye etmez. Aksine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini muhafaza etmelerini emrediyor."
"Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa halkın menfaatine uygundur; biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Bir şey akıl ve mantığa, milletin menfaatine, islamın menfaatine uygunsa kimseye sormayın. O şey dinidir. Eğer bizim dinimiz aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı, son din olmazdı."
"Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum. Şuura aykırı, ilerlemeye mani hiçbir şey ihtiva etmiyor."
"Baylar ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensublar memleketi olamaz. En doğru ve en hakikî tarikat, medeniyet tarikatıdır."
" Bizi yanlış yola sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz... Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harabeden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir."
Konuyla ilgili diğer linkler
http://www.atamizindeyiz.com/01/ata10.htm
http://www.harunyahya.org/kitap/dindar_ataturk/dindarataturk1.html
http://www.bilimarastirmavakfi.org/html2/yayinlar/ataturkvedin.html
True Love Means...Gerçek Aşk
True Love Means...
Gerçek aşk …
A girl and a guy were speeding over 100mph on a
deserted road on a motorcycle.
Bir erkek ve bir kız ıssız bir yolda saatte 100
kilometrenin üstünde hızla giden bir motosiklettedir.
Girl: Slow down, we're going too fast. I'm scared! And
I don't want anything to happen.
Kız ; Yavaşla,çok hızlı gidiyoruz.Çok korkuyorum! Bir
şey olmasını istemiyorum.
Guy: Come on, don't worry. I know what I'm doing. You
are having fun right?
Erkek; Hadi ,endişelenmeyi bırak.Ben ne yaptığımı
biliyorum.Eğleniyorsun değil mi?
Girl: NO...please stop. I'm really scared
Kız : Hayır…lütfen dur.Gerçekten çok korkuyorum.
Guy: Then tell me you love me.
Erkek;Öyleyse bana beni sevdiğini söyle.
Girl: I LOVE YOU! Now please slow down.
Kız: Seni seviyorum! Şimdi lütfen yavaşla.
Guy: Give me a hug.
Erkek:Sarıl bana
Girl hugs him.
Kız erkeğe sarılır.
Guy: Can you help me out here? Will you take me Helmet
off of me and put it on you? It's bugging me.
Erkek:Bana yardım edermisin.Kafamdaki kaskı çıkarıp
kendi kafana takabilirmisin? Beni rahatsız ediyor.
In the paper the next day: A motorcycle has crashed
into a building break failure. Two people found, but
only one survived.
Ertesi gün gazetede: Bir motosiklet, freni bozulduğu
için bir binaya çarptı.İki kişi bulundu,fakat biri
hayatta.
The Truth is: That halfway down the road the guy
realized that his breaks broke, but he didn't want the
girl to know. Instead, he had her say she loved him
and felt her hug him for one last time. Then had her
wear him helmet so she would live, even though it
meant that he would die.
Aslında Gerçek: Yolun yarısında erkek,frenin
bozulduğunu fark eder,fakat kızın bilmesini
istemez.Son bir kez kızdan ona seni seviyorum demesini
ve sım sıkı sarılmasını ve ölecek olmasına rağmen
kızın yaşaması için kendi miğferini giymesini ister.
How many of you would do that.Think for a moment.
İçinizden kaç kişi bunu yapabilir.Bir anlığına
düşünün.
Have nice day,
10/08/2007
07.10.2007 Öğrendiğim Şeyler
Gerçek eğitim insanın kendisindeki en iyiyi meydana çıkarmasıdır.İnsanlık kitabından daha iyi bir kitap olabilirmi?
Mahatma Gandhi
"Hayatı kaybetmekten daha kötü bir şey vardır.Hayatın anlamını kaybetmek."
Erich Fromm
"Amacı olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez."
Montaigne
"Kötümser,yalnız tüneli görür,iyimser tünelin sonundaki ışığı görür;gerçekçi hem tüneldeki ışığı hemde gelecek tüneli görür.
Haris J.
"Hayal gücü olan insanlar görülmeyen şeyleri görürler."
Swift Jonathan
"Dünyanın en zor şeyleri şunlardır; sır tutmak,kusur bağışlamak,başkalarını değerlendirmek."
Chillo
"İnsanların hayatlarını kendi çabalarıyla yükseltme yeteneğinden daha cesaret verici bir şey bilmiyorum."
H.D. Thorequ
Hayatın en büyük zevki,insanın başkalarının yapamayacaksın dedikleri şeyi yapmasıdır.
Bageho Walker
"Hatalarınızdan bir şey öğrenebilmemiz için onları kabullenmemiz gerekir."
Konosuke Matsusisto
"Bütün yeni buluşların yüzde doksan dokuzu ter, yüzde biri ilhamdır."
Edison Thomas Alva
Mahatma Gandhi
"Hayatı kaybetmekten daha kötü bir şey vardır.Hayatın anlamını kaybetmek."
Erich Fromm
"Amacı olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez."
Montaigne
"Kötümser,yalnız tüneli görür,iyimser tünelin sonundaki ışığı görür;gerçekçi hem tüneldeki ışığı hemde gelecek tüneli görür.
Haris J.
"Hayal gücü olan insanlar görülmeyen şeyleri görürler."
Swift Jonathan
"Dünyanın en zor şeyleri şunlardır; sır tutmak,kusur bağışlamak,başkalarını değerlendirmek."
Chillo
"İnsanların hayatlarını kendi çabalarıyla yükseltme yeteneğinden daha cesaret verici bir şey bilmiyorum."
H.D. Thorequ
Hayatın en büyük zevki,insanın başkalarının yapamayacaksın dedikleri şeyi yapmasıdır.
Bageho Walker
"Hatalarınızdan bir şey öğrenebilmemiz için onları kabullenmemiz gerekir."
Konosuke Matsusisto
"Bütün yeni buluşların yüzde doksan dokuzu ter, yüzde biri ilhamdır."
Edison Thomas Alva
Labels:
Albert Einstein,
Edison,
Mahatman Gandhi,
Özlu sözler
Gerçekleri Teoriye Uydurmak Albert Einstein
"If the facts don't fit the theory, change the facts."
Albert Einstein
"Eğer gerçekler teoriye uymazsa, gerçekleri değiştir
Albert Einstein
"Eğer gerçekler teoriye uymazsa, gerçekleri değiştir
10/06/2007
MELİH ARAT İLE SÖYLEŞİ
Arat, ayrıca ABD Hükümeti'nin Küreselleşme ve İş Dünyası programı için Türkiye'den davet edilen tek kişidir. Söz konusu program çerçevesinde önemli şirketlerde incelemelerde bulunmuş; Amerika'nın önemli üniversitelerinde kısa süreli eğitimler almıştır. Kalite Derneği'ne de 6 yıl Danışmanlık yapan Arat, Dokuz Eylül Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi'nde yüksek lisans sertifika öğrencilerine Öğrenen Organizasyonlar ve Teknoloji Yönetimi dersleri vermektedir. Arat'ın yayımlanmış makalelerinin sayısı birkaç binin üzerindedir. Melih Arat düzenli olarak Sabah, Milliyet, Finansal Forum, Dünya (Avrupa Baskısı) ve Zaman gazetelerinin insan kaynakları sayfalarına makale ve köşe yazıları yazmıştır/maktadır. Ayrıca KalDer'in Önce Kalite, KalDer Forum, Akbank'ın Akgüvercin, Human Resources dergilerine düzenli olarak makale yazmaktadır. Melih Arat, değişik yönetim danışmanlığı şirketleriyle işbirliği halinde danışmanlık ve seminer hizmetleri de vermektedir. MBA, Girişimcilik Okulu, Sıra Dışı Yaşam Becerileri programlarının mimarı ve sunucusudur. Uzmanlık alanı kişisel gelişim, iş stratejileri, kurumsal öğrenme ve yaratıcılıktır.
Kişisel Başarı: Bize bu söyleşi için zaman ayırdığınız için üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz adına teşekkür ederim. İsterseniz röportajımıza şu soruyla başlayalım: Kişisel Gelişim Nedir? Siz kişisel gelişim ile nasıl tanıştınız?
Melih Arat: Kişisel gelişim nedir sorusuna ansiklopedik bir cevap vermek istemem. Ama özetle, insanın bugünden daha iyi bir yarın için, kendini yarına kişisel olarak hazırlamasıdır. Yarına yatırım yapmaktır. Kişisel gelişim ile, biçimsel bir şekilde tanıştırılmadım. Hani bazen bir işe başlarsınız, sizi kimseyle tanıştırmazlar ya öyle kitaplar ve öğrenme programları dünyasında gezerken hep oradaydılar; ben de onlar ve daha birçoğu ile takılıyordum.
Kişisel Başarı: Kişisel gelişim uzmanlarının amacı insanları özledikleri başarıya ulaştırmak için strateji, yol ve yöntem göstermektir. Sizce başarı nedir? Başarı uğrunda her fedakarlıkta bulunulmalımıdır? Kısaca başarının sırları nelerdir?
Melih Arat: Başarı, gerekli olan neyse onu yapmaktır. Anlamsız bir hedefe ulaşmak değildir. Kendi vizyonuna, amacına ulaşmak değildir. Kendimiz, içinde bulunduğumuz organizasyonlar ve toplum için gerekli olanı yapmaktır. Açıkçası pozisyon elde etmek, yani genel müdür ya da bölüm müdürü olmak için çalışmaya değmez. Ama genel müdür ya da bölüm müdürü gücüyle bir şeyi değiştirecek isek, fedakârlık yapmaya değer. Ortada bizim küçük varlığımıza katkıda bulunmaktan öteye, büyük bir amaç var ise özveride bulunulur.
Kişisel Başarı: Kişisel gelişim uzmanlarına şöyle yaklaşılmaktadır. "Onlar bunları biliyorlarsa neden kendileri başarılı olamıyorlar diye." Ancak Türkiye'de kişisel gelişim denince akla gelen isimlerden birisisiniz buda sizin başarılı olduğunuz gösteriyor. Bu eleştiri böylece başa çıkmış oluyor. Siz başarı yolunda kişisel gelişimden nasıl faydalandınız? Bu eleştirilerde başarıyı sadece maddi kazanç olarak düşünme gerçeği yatıyor olabilir mi? Yani Kişisel Gelişimi sağlayanlar zengin olur düşüncesi doğrumu?
Melih Arat: Kişisel gelişim uzmanlarının kendi yaşamlarında başarılı olabilmesi çok anlamlı bir ölçüdür. Türkiye'de kendisi hızlı okuyamayan insanlar, hızlı okuma seminerleri veriyorlar. Türkiye'de kişisel gelişim denince akla gelen insanlardan biri olmam benim başarılı olduğumu göstermez. 33 yaşına kadar yayınladığım 7 kitap, yayımlanmış binlerce makale, www.google.com arama motoruna "Melih Arat" yazdığınızda gelen 70 bin kadar kayıt, özgün bir şekilde geliştirdiğim ortalama 12 haftalık beş öğrenme programı ve bu programlar sayesinde hayatları değişen, gelişen insanlar başarılı olup olmadığım konusunda bir ölçü olabilir.
Kişisel Başarı: Kişisel gelişim denince ilk akla gelen kavram NLP oluyor. Sizce NLP kişisel gelişimin neresindedir?
Melih Arat: Nöro Linguistik Programlama-NLP, birçok araçtan bir tanesi. Açıkçası sadece Türkiye'de Kişisel Gelişim dendiğinde NLP akla geliyor. Son bir haftadır ABD'de değişik şehirlerde ona yakın kitapçı gezdim. Bu kitapçıların kişisel gelişim raflarındaki kitapları inceledim ve sizleri şaşırtacak bir sonucu tespit ettim. Barnes and Noble gibi ABD'nin en büyük kitapçıların Kişisel Gelişim raflarında 2004 yılı Kasım ayı itibariyle bir tane bile NLP kitabı yok.
Kişisel Başarı: Kişisel gelişim uzmanı dendiğinde hep başarıyı yakalamış insanlar akla geliyor. Siz hayatınızda hiç başarısızlık yaşamadınız mı?
Melih Arat: Başarı, yapılması gerekeni yapmaksa, başarısızlık yapılması gerekeni yapamamaktır. Şu ana kadar yapmam gerekenleri hep yaptım. Gecikerek yaptıklarım var; hala yapmaya çalıştıklarım var.
Hiç mağlup olmadım mı, hiç hedeflerime ulaşamadığım olmadı mı? Olmaz mı? Elbette oldu. Geçemediğim sınavlar, başaramadığım hedefler oldu. Ama bunlar, kendi projelerimin ara hedefleriydi. Alternatifleri de vardı. Alternatiflerine ulaştım. Örneğin, iki mastır sınavına girdim; birini kazanamadım; ama birini kazandım. Bunun gibi.
Bir hedefe ulaşamadığım zaman da, bunu daha çok bir öğrenme olarak alırım. Neden hedefe ulaşamadım? Bundan ne ders çıkarabilirim. İkinci bir şey de, diyelim ki bir sınavı kazanamadım ya da bir şirkete verdiğim teklif kabul edilmedi, bu durumu olumlu açıdan değerlendiririm. Bu fırsatı ele geçirseydim, başkalarından mahrum kalacaktım derim. Örneğin, master çalışmam, danışman hocamın tatili yüzünden altı ay uzamıştı, onun yüzünden doktoraya bir yıl sonra başladım. Bununla birlikte doktoraya geç başlamam sayesinde bir sürü iş yaptım ve para kazanabildim.
Kişisel Başarı: Kişisel Gelişimciler motive edip, telkinde bulunup paraları alıp gittikleri yönünde eleştiriliyorlar. Bu olumsuz düşünceler ve eleştirilerde Kişisel Gelişimin var olan öneminin azalmasına neden olmaktadır. Bu düşüncenin insanlarda oluşmasının en önemli nedenleri neler olabilir? Bu konuda bilgi verebilir misiniz?
Melih Arat: Başkalarını değerlendiremem. Ama kendim ne yaptığımı söyleyeyim. Kimseye yol göstermiyorum. Kimseyi geçici olarak motive etmiyorum. Daha çok insanlara bir pusula veriyorum. Yol gösteren ortadan kalkınca, insanlar ne yapacaklarını şaşırırlar; ama bir pusula almış insanlar nerede ne zaman olursa olsun, yönlerini bulurlar.
Kişisel Başarı: Türkiye'de bir iki seminer alan herkes kişisel gelişim uzmanı olarak karşımıza çıkıyor. İyi bir kişisel gelişim uzmanında hangi özellikler olmalı ?
Melih Arat: Seminer alarak, sertifika ile danışman olunmaz. Bu arada "Kişisel gelişim uzmanı" değil de, "Kişisel Gelişim Danışmanı" deyimini tercih ediyorum. Bir kişisel gelişim danışmanı, başkasına danışmanlık yapacak deneyimlerden geçmiş olmalıdır. Siz hiç liderlik kursuyla lider olmuş kimse duydunuz mu? Atatürk, Churcill ya da Clinton liderlik dersleriyle mi lider olmuşlardır; yoksa bir deneyim serisinin sonunda mı? Kişisel gelişim konusunda danışmanlık yapabilecek bir kişi de, özel bir deneyim serisinin içinden geçmiş olmalıdır.
Kişisel Başarı: Türkiye de öğrenciler incelendiğinde her hangi bir amaçları ve hedefleri olmadığı, kendilerine olan güvenin ise çok az olduğu hatta hiç olmadığı görünüyor. Bu nedenle okullarda kişisel gelişimin önem kazanması gerekiyor. Ancak okullarda bu tür eğitimler oldukça eksik kalıyor. Milli Eğitimde Okullara "Kişisel Gelişim" dersinin en azından seçmeli olarak konulması konusunda bir kampanya düzenlemeyi düşünüyoruz. Sizce böyle bir kampanya doğru olur mu? Bize destekte bulunur musunuz?
Melih Arat: Bu dersin içeriğinde ne okutmak istediğinizi bilmiyorum. Eğer bu ders çocuklara yetenek planlamayı, denemediğini denemeyi, genellemelerden uzak bir yaşamı, başarılı insanların biyografilerinden öğrenmeyi, projelerle çalışmayı, yaratıcı düşünme tekniklerini içeriyorsa, böyle bir dersin okullara konmasını destekleyebilirim.
Kişisel Başarı: Çok sık seminerler düzenliyorsunuz? Ziyaretçilerimiz başlıca hangi konularda seminerler düzenlediğinizi ve bu seminerlerden nasıl haberdar olacaklarını merak ediyorlar. Ayrıca çeşitli illerde seminer organizasyonu yapmak isteyen danışmanlık şirketleri de var. Bu kişiler veya şirketler seminer talepleri için sizinle nasıl irtibata geçebilirler?
Melih Arat: www.meliharat.com sitesinden haberdar olabilirler.
Kişisel Başarı: Amerika'ya yerleşeceğiniz konusunda haberler aldık. Böyle bir kararı almak öyle kolay verilebilecek bir şey değildir. Amerika'ya yerleşme nedeni konusunda bizlere azda olsa bilgi verebilir misiniz? Yeni projeler ve dünyaya açılmak için mi böyle önemli bir kararı aldınız? Ziyaretçilerimiz tarafından en çok merak edilen konuların başında bu geliyor.
Melih Arat: Neden ABD'de bulunuyorum? Sıra Dışı Yaşam Becerileri Seminer programı bugüne kadar Türkiye'de on bine yakın insanın yaşamında olumlu ve sıra dışı değişiklikler ortaya çıkmasına vesile oldu. Tamamen özgün bir ürün. Son derece eğlenceli, son derece keyifli ve insanların yaşamına gerçekten kapılar açan, insanların yaşama bakış açılarıyla birlikte, davranışlarını ve aldıkları sonuçları değiştiren bir program. Bu programı tüm dünyaya sunulması gibi bir düşüncem bulunuyor. Bunu başarmanın yolu da, dünyanın başkentinde bu işi yapmaktan geçiyor. Ülkelerin meclisleri, başkentlerinde olur. Dünyanın Meclisi, Birleşmiş Milletler de New York'ta. Sıra Dışı Yaşam Becerileri Seminer programının dünyaya yelken açacağı nokta da New York olacak. New York için söylenilen bir söz var: If you can make it here, you can make it anywhere. Yani New York'ta yapabilirsen, her yerde yapabilirsin.
ABD'ye yerleşmeye karar vermedim. ABD'de bir ev kurmaya ve yılın belirli dönemlerini ABD'de geçirmeye karar verdim. Bugüne kadar haftanın yarısı, İstanbul'da, diğer yarısında İzmir'de yaşıyordum. Bundan sonra bir ayın üç haftası ABD'de, bir haftası Türkiye'de olacağım.
Kişisel Başarı: Amerika'ya yerleştiğiniz taktirde Zaman Gazetesindeki yazılarınıza ve sıra dışı yaşam becerileri seminerlerinize ara verecek misiniz? Bizleri sıra dışı bilgi ve yazılarınızdan umarız mahrum bırakmazsınız.
Melih Arat: İnternet varken, yazıları durdurmak diye bir kavram yok. Seminerleri şu an Türkiye'de öğrenme ortaklarım veriyor. Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nin konuşmacısı olmak mümkün Sıra Dışı Yaşam Becerileri'ni tamamlamış herhangi biri, eğer bu programı yaşamına uyguluyorsa, gerekli sınavları geçecek olursa Sıra Dışı Yaşam Becerileri konuşmacısı olabiliyor. Şu anda Hakan Turgut, Kutay Ecevit, Yalçın Arı, Tuba Saadet, Türkiye'de programı sunuyorlar. Türkiye'de bulunduğum haftalarda onların sınıflarına da katılıyorum. Öylesine harika şeyler oluyor ki, bu arkadaşlarımızın öğrencileri de ciddi değişimler, sıra dışı uygulamalar yapıyorlar. İş hayatlarından, aile hayatlarına kadar birçok sıra dışı girişim var. Açıkçası öyle şeyler anlatıyorlar ki, dinlerken sevinç gözyaşlarımı tutamıyorum.
Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nin kıdemli öğrencilerinden ve benim uzun yıllar asistanlığımı yapmış Duygu Prepol, şu anda İngiltere'de. Semineri yıllar önce almasına rağmen, hala sorunlarını çözmek için Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nin tekniklerini kullandığını anlatan ve örnekleyen bir e-posta attı çok taze.
Kişisel Başarı: Zaman gazetesindeki yazılarınızla Türk insanın kalbini kazandınız. Gazetede yazacağınız konuları nasıl belirliyorsunuz? Her zaman bir konu bulmak zor olmuyor mu?
Melih Arat: Açıkçası düşünüyorum, gözlemliyorum, günlük yaşam harika bir malzeme. Diğer insanların görmediklerini de görebiliyorum. Hala ciddi bir okur olduğumu söyleyebilirim. Ayda yaklaşık elli ila yüz kitap kütüphaneme giriyor ve bunların çok önemli bir miktarı okunuyor. Her hafta en az üç dört film seyretmeye çalışıyorum. Her filmden, her kitaptan, her olaydan sonra kendime sorarım: "Bu filmden, bu kitaptan, bu olaydan ne öğrenebiliriz? Ne çıkarım yapabiliriz?" Bu bana konuları veriyor. Bununla birlikte, öğrendiğim her şeyi paylaşamıyorum da, kimisinin konusu uygun olmuyor; kimisini anladığım halde anlatmak için uygun bir örnek bulamamış oluyorum. Kimisini de anlatması uzun sürecek diye yazmıyorum. Bunları da yakın çevremdeki dostlar, öğrenciler dinliyor.
Kişisel Başarı: Üyelerimizin büyük bir çoğunluğu gençlerden oluşmaktadır. Gençlerde size şu iki önemli soruyu sormamızı ısrarla istediler: Geleceğe nasıl güvenle bakabiliriz? , İş hayatında başarının püf noktaları nelerdir? Bir insan kendine güveni nasıl kazanabilir?
Melih Arat:Geleceğe güvenle bakmanın yolu, gelecekte ihtiyaç duyulacak yeteneklere sahip olmaktır. Çok azımız yetenek planlama yapıyor. Yetenek planlama kavramının farkında bile değil. Çok azımız yetenek geliştirecek kurslara gidiyor. Yarın bizim işsiz kalmamızı önleyecek temel unsur yeteneklerimizdir. İşletmeler, aslında eleman almaz. Sertifika da almazlar. İşleri yetenekler yapar. İşletmeler yetenek kiralarlar.
Kişisel Başarı: İnsan kendine nasıl güvenir?
Melih Arat: Bu soruyu daha önce defalarca cevapladım. Bir kez daha cevaplayayım: Küçük bir şey yapmayı denersiniz. Diyelim olmaz, bir daha denersiniz, yine mi olmadı, bir daha denersiniz. Ne zamana kadar oluncaya kadar. Olunca başarmışsınızdır. Sonra daha büyük bir şeyi denemek için kendinizde güç bulursunuz. Bir öncekinden daha büyük bir şey yapmayı denersiniz, o da ilk seferinde olmayabilir. Ama sonunda o da olur. Böyle böyle giderek daha büyük projelere doğru adım atarsınız. Kendine güven, bir şeyleri deneyerek, başararak gelişir.
Kişisel Başarı: Hiçbir şey yapmayan birisi, neden bir şey yapabileceği konusunda kendisine güvensin ki?
Melih Arat: Üniversite öğrencileri, dört yıl okula gitmekten başka bir şey yapmıyorlar, sonra da kendilerine güvenmiyorlar. İş ortağım Hakan Turgut ile o üniversite birinci sınıftayken tanışmıştık. Kendisine üniversite bitene kadar 10 işyerinde çalışmasını önermiştim. Bunu yaptı. Sonuçta ne oldu? Üniversiteyi bitirdi, altı ay askerliğini yaptı ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunları Derneği'nde Girişimcilik Okulu, Parasal Zeka dersleri vermeye başladı. Üniversiteden yeni mezun olmuş birisi için inanılmaz hızlı bir başarı.
Kişisel Başarı: Sıra Dışı Yaşam Becerileri fikri nasıl ortaya çıktı?
Melih Arat: Son 9 yılda yaptığım araştırmalar, Türkiye'de ciddi bir yaratıcılık eksikliği olduğunu gösterdi. Sorunlar karşısında yaratıcı değiliz. Basmakalıp çözümlerle kaynakları tüketiyor ve sorunları çözemiyoruz. Türkiye'de insanlar, problemlerini kendileri çözemedikleri için sürekli bir kurtarıcı arayışında. Kemal Derviş gibi figürler, hep bu kurtarıcı arayışının sonucunda ortaya çıkıyor. Her insan sorunlar karşısında yaratıcı olsa kurtarıcıya ihtiyacı kalmayacak.
Kişisel Başarı: Eğitim sistemimizde ne tür bir eksiklik var?
Melih Arat:Eğitim kelimesinin kökünü incelerseniz, boyun eğdirmek ve itmek olduğunu görürsünüz. Eğitim, zannedildiği gibi davranış güzelliği kazandırma süreci değil, insanları koşullandırma, farklılıklarını giderme sürecidir. Okul, medya ve çevreden oluşan kültür ve eğitim sistemi insanları tek tipleştiriyor. Türk insanı yaratıcı düşünme tekniklerini öğrenmeden tek tipliliğini kıramıyor. Yaratıcılık, fikir avcılığı gibidir. Nasıl ki, bir avcı araç olmadan avlanamaz, yaratıcı bir fikir ya da buluş da yaratıcılık tekniği olmadan yakalanamaz. Aslında tüm insanlar doğuştan yaratıcı özelliklere sahiptir. Çocuklar, durmadan soru soran birer öğrenme makinesidir. Bir çocuk, daha önce denemediği yeni bir şeyi denemeye eğilimlidir. Bir yetişkinse, yeni bir şeyden kendini korumaya çalışır. Toplumsal sistem, eğitim, medya ve çevre, insandaki yaratıcı özellikleri baskı altına alıyor. "İcat Çıkarma" ya da "Eski köye yeni adet getirme" gibi deyimler bir tek bizim dilimizde var. Türk kültüründe, diğer kültürlerden daha baskın olarak bir normal görünme çabası da ağır basar. Binalar, elbiseler genellikle bizi ortaya çıkaran değil, toplum içinde gri benzeri tonlarda silikleştiren renklere sahiptir. Dünya ise, sıradanlığın değil, sıra dışılığın çağını yaşıyor. Örneğin, marka olmak, sıra dışı olmaktır.
Kişisel Başarı: Neden böyle bir programı düzenleme ihtiyacı duydunuz?
Melih Arat: Sıra Dışı Yaşam Becerileri Seminer Programı, 12 hafta süren insanların sorunlar ve yaşam karşısında yaratıcı olma konusunda destek olan bir program... Bir yönetim uzmanı olarak, yönetim sorunlarının çoğunun köklerinin yaşama biçimimizde, toplumsal yaşam sisteminde olduğunu tespit ettim. Yaşama anlam katmak, işimizde başarılı olmak, işletme okumayı değil, yaşama becerilerini edinmemizi gerektiriyor. Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nin hedef kitlesi, yaşamına anlam katmak, sıra dışı olmak, işte ve günlük yaşamda fark yaratacak beceri edinmek isteyen insanlardan oluşuyor.
Kişisel Başarı: Her isteyen bu programa katılabilecek mi? Bitirilen üniversitenin, bölümün, kişinin yaşının bir önemi var mı?
Melih Arat: Programa katılmak isteyen insanlar için aranan iki ön şart var: Birincisi, grubun öğrenme ortamını bozmayacak tavırda olması. Yani kendini gruba göstermeye çalışan insanların ya da ben bilirim tavrında olan insanların bu programda yeri yok. İkinci ve en önemli şart ise, ısrar. Sıradan insanlarla, sıra dışı olma potansiyeli taşıyan insanları ayıran en büyük özellik, sıradan insanların değişik bir şey gördüklerin beğenmesi ama arkasını aramamasıdır. Sıra dışı olma potansiyeli olanlarsa, sürekli ve ısrarcı bir şekilde deneme ve araştırma eğilimlidir. Bu eğilime önceden sahip olanlar, programdan daha çok yararlanıyorlar. Programı şu anda İstanbul'da Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi ve BÜMED-Boğaziçi Üniversitesi Mezunları Derneği ile organize ediyorum. BÜMED ile organize ettiğimiz programda bildiğim kadarıyla katılım için BÜMED üyeliği gerekiyor. Basın Müzesi'ndeki programa ise katılım için başka bir ön şart yok.
Kişisel Başarı: BÜMED'in programla bağlantısı nedir?
Melih Arat: BÜMED, kendi üyeleri için bu programın ilginç bir program olabileceğini düşündü. BÜMED'e sunulacak olan da içerik de çok değilse de biraz farklılaşacak.
Kişisel Başarı: Niçin Sıra Dışı Yaşam Becerileri programı peki?
Melih Arat: Uygarlık tarihi sıra dışı denemelerin tarihidir. İnsan sıra dışılık sayesinde öğrenir. Dün yapmadığınız sıra dışı bir şeyi yaparsınız ve öğrenirsiniz. Selçuk Erdem'in bir karikatürü vardır. Mağara devrinde, adamlar ayakta uyuyorlar, bir tanesi yere yatıyor ve diyor ki, siz de bunu deneyin, böylesi daha iyi... Yaşamımızı iyileştirmenin ve güzelleştirmenin yolu, denemekten, ısrarcı bir şekilde denemekten geçiyor. Aslında yaşamda tercihler de sıra dışılık üzerine kuruludur. Bir kadın, kendisine diğer erkeklerden farklı bulduğunu koca olarak seçer. Mağazadan farklı olan gömlek alınır. Güzel olan da farklıdır aslında.
Kişisel Başarı: Program nasıl işleniyor?
Melih Arat: Programın etkileşimli ve eğlenceli-öğrenme modeliyle işleniyor. Program 12 hafta sürdüğü için katılımcıların kendi yaşamlarında uygulama imkanları var. Ayrıca oluşturulan bir internet listesinde insanlar programdan sonra giriştikleri sıra dışı deneyimlerini paylaşıyorlar. İlk derste, sıra altı, sıra içi, sıra dışı, sıra üstü kavramlarını açıklıyorum. Bunlar bir tür rol modeli gibi. Bu kavramları oturttuktan sonra, yaratıcılık tekniklerine geçiyoruz. Bir çekiç olmadan çivi çakamazsınız, bir teknik olmadan da yaratıcı olamazsınız. İki ders boyunca çok pratik ve basit yaratıcılık tekniklerini uygulamalı paylaşıyoruz. Bunlardan biri, alfabetik düşünme tekniği, biri de çapraz düşünme tekniği, diğer ikisi abartma ve tahrik edici düşünme teknikleri... Bu tür teknikler, insanı içinde bulunduğu kutunun dışına çıkarıyor. Bu tekniklerle arkadaşlık ilişkileri geliştirenler ya da yeni ürün fikri bulanlar ve çalıştıkları yerel gazetenin tirajını artıranlar bile oldu. Diğer dersler, yeni yaşama düzlemi, bilgi çağının elbiseleri, başarı teknolojisi, kendini yönetme, kaliteyle rating yapma, etkili konuşma ve yazma...
Kişisel Başarı: Programın diğer programlardan farkı nedir?
Melih Arat: İletişimin temelinde dinlemek ve mesaj vermek vardır. Diksiyon ve konuşma kursları iletişim kurmak isteyenlere pek yardımcı olmaz. İletişimin temelinde dudaklar değil, mesaj vardır. Ancak düşünen, farklı bakabilen, değerlendirme yapabilen kişilerin başka insanlara verebilecekleri mesajlar vardır. Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nde insanlar her türlü ortamda farklı düşünebilmeleri konusunda bir alışkanlık kazanıyorlar. Farklı bir şey yapıp sonuç alırlarsa kendilerini başarılı hissediyorlar ve mutlu oluyorlar. Mutlu bir insan çevresine olumlu elektrik verir. İletişimlerinin gelişmesinde önemli bir nokta da, katılımcıların genellemelerden ve önyargılardan arınmaları. Yaratıcılığın ve öğrenmenin önündeki en büyük engel önyargılar ve genellemelerdir. Önyargıları ve genellemeleri olan insanlar başkalarının söylediklerini duymazlar; sadece kendi kafasındaki yargılara uygun olan sözleri duyarlar. Sıra dışı yaşam becerileri seminer programı, insanlara bilgi vermiyor; hepsine istedikleri yere binip gidecekleri bisikletler, arabalar ya da uçaklar veriyor.
Kişisel Başarı: İnsanlar niçin bu programa katılmalı?
Melih Arat: Mutlu ve zengin olmak için. Zenginlik paraya sahip olmak değil, seçeneğe sahip olmaktır. İstanbul, İzmir gibi şehirler binlerce seçenekle bezenmiştir; ama siz bir seçeneği deneyinceye kadar o seçenek sizin olmaz. Hiç girmediğiniz bir sokakta sizin çok seveceğiniz ve kesenize uygun restoran olabilir. O sokağa girip o restorana gittiğinizde o seçenek sizin olur. Deneme kültürünü alan ve daha önce denemediklerini deneyen dostlarımız bugün daha mutlular. Bununla birlikte, katılımcılarımız arasında bazıları daha çok şey denediler; bazıları da denememeye başlamadılar. Edinilen bilginin kuluçka süresi, kişiden kişiye değişiyor. Bazı insanlar, bilgiyi alır almaz uygulamaya geçiyorlar. Bazıları ise altı ay ya da bir yıl sonra.
Kişisel Başarı: Bu programa katılmak için ne yapılabilir?
Melih Arat: Program için Boğaziçi Mezunları BÜMED'e müracat edebilir. Diğerleri ise Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi'ni (212-513 84 58) arayabilir.
Kişisel Başarı: Bir üyemiz bizden size "irade aküsünün" ne zaman bulunacağını sormamızı istedi. İrade aküsü acaba ne zaman bulunacak, bulundu da bu üyemizin haberi mi yok ?
Melih Arat: İrade aküsünün, bir insanın bağlı olduğu bir referans sistemidir. Bir referans sistemi ise, bir felsefe ya da din olabilir. Yaşamın bütününe cevaplar verebilen bir referans sistemi, insan da kesintisiz bir kararlılığın ve tutarlılığın kaynağı olabilir.
Kişisel Başarı: Yine bir üyemiz soruyor "Girişimcilikteki püf noktalar nelerdir ve Orijinal potansiyel iş fikirleri nasıl bulunabilir ?" bu konuda bize kısaca bilgi verebilir misiniz?
Melih Arat: Bu soruya verilebilecek kısa bir yanıt yok. Girişimcilik Okulu ve Sıra Dışı Yaşam Becerileri programında bu soruya geniş bir yanıt verilebiliyor. Yine de ille de küçük bir püf noktası isterseniz, yaşamınızda sorun yaşadığınız her alan bir iş fikri saklamaktadır. Diş fırçalamak sizin için bir sorunsa, bunu eğlenceli kılacak ya da ikame edecek ne yapabilirim diye bakabilirsiniz.
Kişisel Başarı: Bize röportaj için zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Kişisel gelişime ilgi duyanlar sizi eminiz ki özleyecektir. Size Amerika'da başarılar diliyoruz.
Eski Site Okunma Oranı 5890 okunma
KAYNAK: www.kisiselbasari.com
Kişisel Başarı: Bize bu söyleşi için zaman ayırdığınız için üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz adına teşekkür ederim. İsterseniz röportajımıza şu soruyla başlayalım: Kişisel Gelişim Nedir? Siz kişisel gelişim ile nasıl tanıştınız?
Melih Arat: Kişisel gelişim nedir sorusuna ansiklopedik bir cevap vermek istemem. Ama özetle, insanın bugünden daha iyi bir yarın için, kendini yarına kişisel olarak hazırlamasıdır. Yarına yatırım yapmaktır. Kişisel gelişim ile, biçimsel bir şekilde tanıştırılmadım. Hani bazen bir işe başlarsınız, sizi kimseyle tanıştırmazlar ya öyle kitaplar ve öğrenme programları dünyasında gezerken hep oradaydılar; ben de onlar ve daha birçoğu ile takılıyordum.
Kişisel Başarı: Kişisel gelişim uzmanlarının amacı insanları özledikleri başarıya ulaştırmak için strateji, yol ve yöntem göstermektir. Sizce başarı nedir? Başarı uğrunda her fedakarlıkta bulunulmalımıdır? Kısaca başarının sırları nelerdir?
Melih Arat: Başarı, gerekli olan neyse onu yapmaktır. Anlamsız bir hedefe ulaşmak değildir. Kendi vizyonuna, amacına ulaşmak değildir. Kendimiz, içinde bulunduğumuz organizasyonlar ve toplum için gerekli olanı yapmaktır. Açıkçası pozisyon elde etmek, yani genel müdür ya da bölüm müdürü olmak için çalışmaya değmez. Ama genel müdür ya da bölüm müdürü gücüyle bir şeyi değiştirecek isek, fedakârlık yapmaya değer. Ortada bizim küçük varlığımıza katkıda bulunmaktan öteye, büyük bir amaç var ise özveride bulunulur.
Kişisel Başarı: Kişisel gelişim uzmanlarına şöyle yaklaşılmaktadır. "Onlar bunları biliyorlarsa neden kendileri başarılı olamıyorlar diye." Ancak Türkiye'de kişisel gelişim denince akla gelen isimlerden birisisiniz buda sizin başarılı olduğunuz gösteriyor. Bu eleştiri böylece başa çıkmış oluyor. Siz başarı yolunda kişisel gelişimden nasıl faydalandınız? Bu eleştirilerde başarıyı sadece maddi kazanç olarak düşünme gerçeği yatıyor olabilir mi? Yani Kişisel Gelişimi sağlayanlar zengin olur düşüncesi doğrumu?
Melih Arat: Kişisel gelişim uzmanlarının kendi yaşamlarında başarılı olabilmesi çok anlamlı bir ölçüdür. Türkiye'de kendisi hızlı okuyamayan insanlar, hızlı okuma seminerleri veriyorlar. Türkiye'de kişisel gelişim denince akla gelen insanlardan biri olmam benim başarılı olduğumu göstermez. 33 yaşına kadar yayınladığım 7 kitap, yayımlanmış binlerce makale, www.google.com arama motoruna "Melih Arat" yazdığınızda gelen 70 bin kadar kayıt, özgün bir şekilde geliştirdiğim ortalama 12 haftalık beş öğrenme programı ve bu programlar sayesinde hayatları değişen, gelişen insanlar başarılı olup olmadığım konusunda bir ölçü olabilir.
Kişisel Başarı: Kişisel gelişim denince ilk akla gelen kavram NLP oluyor. Sizce NLP kişisel gelişimin neresindedir?
Melih Arat: Nöro Linguistik Programlama-NLP, birçok araçtan bir tanesi. Açıkçası sadece Türkiye'de Kişisel Gelişim dendiğinde NLP akla geliyor. Son bir haftadır ABD'de değişik şehirlerde ona yakın kitapçı gezdim. Bu kitapçıların kişisel gelişim raflarındaki kitapları inceledim ve sizleri şaşırtacak bir sonucu tespit ettim. Barnes and Noble gibi ABD'nin en büyük kitapçıların Kişisel Gelişim raflarında 2004 yılı Kasım ayı itibariyle bir tane bile NLP kitabı yok.
Kişisel Başarı: Kişisel gelişim uzmanı dendiğinde hep başarıyı yakalamış insanlar akla geliyor. Siz hayatınızda hiç başarısızlık yaşamadınız mı?
Melih Arat: Başarı, yapılması gerekeni yapmaksa, başarısızlık yapılması gerekeni yapamamaktır. Şu ana kadar yapmam gerekenleri hep yaptım. Gecikerek yaptıklarım var; hala yapmaya çalıştıklarım var.
Hiç mağlup olmadım mı, hiç hedeflerime ulaşamadığım olmadı mı? Olmaz mı? Elbette oldu. Geçemediğim sınavlar, başaramadığım hedefler oldu. Ama bunlar, kendi projelerimin ara hedefleriydi. Alternatifleri de vardı. Alternatiflerine ulaştım. Örneğin, iki mastır sınavına girdim; birini kazanamadım; ama birini kazandım. Bunun gibi.
Bir hedefe ulaşamadığım zaman da, bunu daha çok bir öğrenme olarak alırım. Neden hedefe ulaşamadım? Bundan ne ders çıkarabilirim. İkinci bir şey de, diyelim ki bir sınavı kazanamadım ya da bir şirkete verdiğim teklif kabul edilmedi, bu durumu olumlu açıdan değerlendiririm. Bu fırsatı ele geçirseydim, başkalarından mahrum kalacaktım derim. Örneğin, master çalışmam, danışman hocamın tatili yüzünden altı ay uzamıştı, onun yüzünden doktoraya bir yıl sonra başladım. Bununla birlikte doktoraya geç başlamam sayesinde bir sürü iş yaptım ve para kazanabildim.
Kişisel Başarı: Kişisel Gelişimciler motive edip, telkinde bulunup paraları alıp gittikleri yönünde eleştiriliyorlar. Bu olumsuz düşünceler ve eleştirilerde Kişisel Gelişimin var olan öneminin azalmasına neden olmaktadır. Bu düşüncenin insanlarda oluşmasının en önemli nedenleri neler olabilir? Bu konuda bilgi verebilir misiniz?
Melih Arat: Başkalarını değerlendiremem. Ama kendim ne yaptığımı söyleyeyim. Kimseye yol göstermiyorum. Kimseyi geçici olarak motive etmiyorum. Daha çok insanlara bir pusula veriyorum. Yol gösteren ortadan kalkınca, insanlar ne yapacaklarını şaşırırlar; ama bir pusula almış insanlar nerede ne zaman olursa olsun, yönlerini bulurlar.
Kişisel Başarı: Türkiye'de bir iki seminer alan herkes kişisel gelişim uzmanı olarak karşımıza çıkıyor. İyi bir kişisel gelişim uzmanında hangi özellikler olmalı ?
Melih Arat: Seminer alarak, sertifika ile danışman olunmaz. Bu arada "Kişisel gelişim uzmanı" değil de, "Kişisel Gelişim Danışmanı" deyimini tercih ediyorum. Bir kişisel gelişim danışmanı, başkasına danışmanlık yapacak deneyimlerden geçmiş olmalıdır. Siz hiç liderlik kursuyla lider olmuş kimse duydunuz mu? Atatürk, Churcill ya da Clinton liderlik dersleriyle mi lider olmuşlardır; yoksa bir deneyim serisinin sonunda mı? Kişisel gelişim konusunda danışmanlık yapabilecek bir kişi de, özel bir deneyim serisinin içinden geçmiş olmalıdır.
Kişisel Başarı: Türkiye de öğrenciler incelendiğinde her hangi bir amaçları ve hedefleri olmadığı, kendilerine olan güvenin ise çok az olduğu hatta hiç olmadığı görünüyor. Bu nedenle okullarda kişisel gelişimin önem kazanması gerekiyor. Ancak okullarda bu tür eğitimler oldukça eksik kalıyor. Milli Eğitimde Okullara "Kişisel Gelişim" dersinin en azından seçmeli olarak konulması konusunda bir kampanya düzenlemeyi düşünüyoruz. Sizce böyle bir kampanya doğru olur mu? Bize destekte bulunur musunuz?
Melih Arat: Bu dersin içeriğinde ne okutmak istediğinizi bilmiyorum. Eğer bu ders çocuklara yetenek planlamayı, denemediğini denemeyi, genellemelerden uzak bir yaşamı, başarılı insanların biyografilerinden öğrenmeyi, projelerle çalışmayı, yaratıcı düşünme tekniklerini içeriyorsa, böyle bir dersin okullara konmasını destekleyebilirim.
Kişisel Başarı: Çok sık seminerler düzenliyorsunuz? Ziyaretçilerimiz başlıca hangi konularda seminerler düzenlediğinizi ve bu seminerlerden nasıl haberdar olacaklarını merak ediyorlar. Ayrıca çeşitli illerde seminer organizasyonu yapmak isteyen danışmanlık şirketleri de var. Bu kişiler veya şirketler seminer talepleri için sizinle nasıl irtibata geçebilirler?
Melih Arat: www.meliharat.com sitesinden haberdar olabilirler.
Kişisel Başarı: Amerika'ya yerleşeceğiniz konusunda haberler aldık. Böyle bir kararı almak öyle kolay verilebilecek bir şey değildir. Amerika'ya yerleşme nedeni konusunda bizlere azda olsa bilgi verebilir misiniz? Yeni projeler ve dünyaya açılmak için mi böyle önemli bir kararı aldınız? Ziyaretçilerimiz tarafından en çok merak edilen konuların başında bu geliyor.
Melih Arat: Neden ABD'de bulunuyorum? Sıra Dışı Yaşam Becerileri Seminer programı bugüne kadar Türkiye'de on bine yakın insanın yaşamında olumlu ve sıra dışı değişiklikler ortaya çıkmasına vesile oldu. Tamamen özgün bir ürün. Son derece eğlenceli, son derece keyifli ve insanların yaşamına gerçekten kapılar açan, insanların yaşama bakış açılarıyla birlikte, davranışlarını ve aldıkları sonuçları değiştiren bir program. Bu programı tüm dünyaya sunulması gibi bir düşüncem bulunuyor. Bunu başarmanın yolu da, dünyanın başkentinde bu işi yapmaktan geçiyor. Ülkelerin meclisleri, başkentlerinde olur. Dünyanın Meclisi, Birleşmiş Milletler de New York'ta. Sıra Dışı Yaşam Becerileri Seminer programının dünyaya yelken açacağı nokta da New York olacak. New York için söylenilen bir söz var: If you can make it here, you can make it anywhere. Yani New York'ta yapabilirsen, her yerde yapabilirsin.
ABD'ye yerleşmeye karar vermedim. ABD'de bir ev kurmaya ve yılın belirli dönemlerini ABD'de geçirmeye karar verdim. Bugüne kadar haftanın yarısı, İstanbul'da, diğer yarısında İzmir'de yaşıyordum. Bundan sonra bir ayın üç haftası ABD'de, bir haftası Türkiye'de olacağım.
Kişisel Başarı: Amerika'ya yerleştiğiniz taktirde Zaman Gazetesindeki yazılarınıza ve sıra dışı yaşam becerileri seminerlerinize ara verecek misiniz? Bizleri sıra dışı bilgi ve yazılarınızdan umarız mahrum bırakmazsınız.
Melih Arat: İnternet varken, yazıları durdurmak diye bir kavram yok. Seminerleri şu an Türkiye'de öğrenme ortaklarım veriyor. Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nin konuşmacısı olmak mümkün Sıra Dışı Yaşam Becerileri'ni tamamlamış herhangi biri, eğer bu programı yaşamına uyguluyorsa, gerekli sınavları geçecek olursa Sıra Dışı Yaşam Becerileri konuşmacısı olabiliyor. Şu anda Hakan Turgut, Kutay Ecevit, Yalçın Arı, Tuba Saadet, Türkiye'de programı sunuyorlar. Türkiye'de bulunduğum haftalarda onların sınıflarına da katılıyorum. Öylesine harika şeyler oluyor ki, bu arkadaşlarımızın öğrencileri de ciddi değişimler, sıra dışı uygulamalar yapıyorlar. İş hayatlarından, aile hayatlarına kadar birçok sıra dışı girişim var. Açıkçası öyle şeyler anlatıyorlar ki, dinlerken sevinç gözyaşlarımı tutamıyorum.
Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nin kıdemli öğrencilerinden ve benim uzun yıllar asistanlığımı yapmış Duygu Prepol, şu anda İngiltere'de. Semineri yıllar önce almasına rağmen, hala sorunlarını çözmek için Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nin tekniklerini kullandığını anlatan ve örnekleyen bir e-posta attı çok taze.
Kişisel Başarı: Zaman gazetesindeki yazılarınızla Türk insanın kalbini kazandınız. Gazetede yazacağınız konuları nasıl belirliyorsunuz? Her zaman bir konu bulmak zor olmuyor mu?
Melih Arat: Açıkçası düşünüyorum, gözlemliyorum, günlük yaşam harika bir malzeme. Diğer insanların görmediklerini de görebiliyorum. Hala ciddi bir okur olduğumu söyleyebilirim. Ayda yaklaşık elli ila yüz kitap kütüphaneme giriyor ve bunların çok önemli bir miktarı okunuyor. Her hafta en az üç dört film seyretmeye çalışıyorum. Her filmden, her kitaptan, her olaydan sonra kendime sorarım: "Bu filmden, bu kitaptan, bu olaydan ne öğrenebiliriz? Ne çıkarım yapabiliriz?" Bu bana konuları veriyor. Bununla birlikte, öğrendiğim her şeyi paylaşamıyorum da, kimisinin konusu uygun olmuyor; kimisini anladığım halde anlatmak için uygun bir örnek bulamamış oluyorum. Kimisini de anlatması uzun sürecek diye yazmıyorum. Bunları da yakın çevremdeki dostlar, öğrenciler dinliyor.
Kişisel Başarı: Üyelerimizin büyük bir çoğunluğu gençlerden oluşmaktadır. Gençlerde size şu iki önemli soruyu sormamızı ısrarla istediler: Geleceğe nasıl güvenle bakabiliriz? , İş hayatında başarının püf noktaları nelerdir? Bir insan kendine güveni nasıl kazanabilir?
Melih Arat:Geleceğe güvenle bakmanın yolu, gelecekte ihtiyaç duyulacak yeteneklere sahip olmaktır. Çok azımız yetenek planlama yapıyor. Yetenek planlama kavramının farkında bile değil. Çok azımız yetenek geliştirecek kurslara gidiyor. Yarın bizim işsiz kalmamızı önleyecek temel unsur yeteneklerimizdir. İşletmeler, aslında eleman almaz. Sertifika da almazlar. İşleri yetenekler yapar. İşletmeler yetenek kiralarlar.
Kişisel Başarı: İnsan kendine nasıl güvenir?
Melih Arat: Bu soruyu daha önce defalarca cevapladım. Bir kez daha cevaplayayım: Küçük bir şey yapmayı denersiniz. Diyelim olmaz, bir daha denersiniz, yine mi olmadı, bir daha denersiniz. Ne zamana kadar oluncaya kadar. Olunca başarmışsınızdır. Sonra daha büyük bir şeyi denemek için kendinizde güç bulursunuz. Bir öncekinden daha büyük bir şey yapmayı denersiniz, o da ilk seferinde olmayabilir. Ama sonunda o da olur. Böyle böyle giderek daha büyük projelere doğru adım atarsınız. Kendine güven, bir şeyleri deneyerek, başararak gelişir.
Kişisel Başarı: Hiçbir şey yapmayan birisi, neden bir şey yapabileceği konusunda kendisine güvensin ki?
Melih Arat: Üniversite öğrencileri, dört yıl okula gitmekten başka bir şey yapmıyorlar, sonra da kendilerine güvenmiyorlar. İş ortağım Hakan Turgut ile o üniversite birinci sınıftayken tanışmıştık. Kendisine üniversite bitene kadar 10 işyerinde çalışmasını önermiştim. Bunu yaptı. Sonuçta ne oldu? Üniversiteyi bitirdi, altı ay askerliğini yaptı ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunları Derneği'nde Girişimcilik Okulu, Parasal Zeka dersleri vermeye başladı. Üniversiteden yeni mezun olmuş birisi için inanılmaz hızlı bir başarı.
Kişisel Başarı: Sıra Dışı Yaşam Becerileri fikri nasıl ortaya çıktı?
Melih Arat: Son 9 yılda yaptığım araştırmalar, Türkiye'de ciddi bir yaratıcılık eksikliği olduğunu gösterdi. Sorunlar karşısında yaratıcı değiliz. Basmakalıp çözümlerle kaynakları tüketiyor ve sorunları çözemiyoruz. Türkiye'de insanlar, problemlerini kendileri çözemedikleri için sürekli bir kurtarıcı arayışında. Kemal Derviş gibi figürler, hep bu kurtarıcı arayışının sonucunda ortaya çıkıyor. Her insan sorunlar karşısında yaratıcı olsa kurtarıcıya ihtiyacı kalmayacak.
Kişisel Başarı: Eğitim sistemimizde ne tür bir eksiklik var?
Melih Arat:Eğitim kelimesinin kökünü incelerseniz, boyun eğdirmek ve itmek olduğunu görürsünüz. Eğitim, zannedildiği gibi davranış güzelliği kazandırma süreci değil, insanları koşullandırma, farklılıklarını giderme sürecidir. Okul, medya ve çevreden oluşan kültür ve eğitim sistemi insanları tek tipleştiriyor. Türk insanı yaratıcı düşünme tekniklerini öğrenmeden tek tipliliğini kıramıyor. Yaratıcılık, fikir avcılığı gibidir. Nasıl ki, bir avcı araç olmadan avlanamaz, yaratıcı bir fikir ya da buluş da yaratıcılık tekniği olmadan yakalanamaz. Aslında tüm insanlar doğuştan yaratıcı özelliklere sahiptir. Çocuklar, durmadan soru soran birer öğrenme makinesidir. Bir çocuk, daha önce denemediği yeni bir şeyi denemeye eğilimlidir. Bir yetişkinse, yeni bir şeyden kendini korumaya çalışır. Toplumsal sistem, eğitim, medya ve çevre, insandaki yaratıcı özellikleri baskı altına alıyor. "İcat Çıkarma" ya da "Eski köye yeni adet getirme" gibi deyimler bir tek bizim dilimizde var. Türk kültüründe, diğer kültürlerden daha baskın olarak bir normal görünme çabası da ağır basar. Binalar, elbiseler genellikle bizi ortaya çıkaran değil, toplum içinde gri benzeri tonlarda silikleştiren renklere sahiptir. Dünya ise, sıradanlığın değil, sıra dışılığın çağını yaşıyor. Örneğin, marka olmak, sıra dışı olmaktır.
Kişisel Başarı: Neden böyle bir programı düzenleme ihtiyacı duydunuz?
Melih Arat: Sıra Dışı Yaşam Becerileri Seminer Programı, 12 hafta süren insanların sorunlar ve yaşam karşısında yaratıcı olma konusunda destek olan bir program... Bir yönetim uzmanı olarak, yönetim sorunlarının çoğunun köklerinin yaşama biçimimizde, toplumsal yaşam sisteminde olduğunu tespit ettim. Yaşama anlam katmak, işimizde başarılı olmak, işletme okumayı değil, yaşama becerilerini edinmemizi gerektiriyor. Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nin hedef kitlesi, yaşamına anlam katmak, sıra dışı olmak, işte ve günlük yaşamda fark yaratacak beceri edinmek isteyen insanlardan oluşuyor.
Kişisel Başarı: Her isteyen bu programa katılabilecek mi? Bitirilen üniversitenin, bölümün, kişinin yaşının bir önemi var mı?
Melih Arat: Programa katılmak isteyen insanlar için aranan iki ön şart var: Birincisi, grubun öğrenme ortamını bozmayacak tavırda olması. Yani kendini gruba göstermeye çalışan insanların ya da ben bilirim tavrında olan insanların bu programda yeri yok. İkinci ve en önemli şart ise, ısrar. Sıradan insanlarla, sıra dışı olma potansiyeli taşıyan insanları ayıran en büyük özellik, sıradan insanların değişik bir şey gördüklerin beğenmesi ama arkasını aramamasıdır. Sıra dışı olma potansiyeli olanlarsa, sürekli ve ısrarcı bir şekilde deneme ve araştırma eğilimlidir. Bu eğilime önceden sahip olanlar, programdan daha çok yararlanıyorlar. Programı şu anda İstanbul'da Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi ve BÜMED-Boğaziçi Üniversitesi Mezunları Derneği ile organize ediyorum. BÜMED ile organize ettiğimiz programda bildiğim kadarıyla katılım için BÜMED üyeliği gerekiyor. Basın Müzesi'ndeki programa ise katılım için başka bir ön şart yok.
Kişisel Başarı: BÜMED'in programla bağlantısı nedir?
Melih Arat: BÜMED, kendi üyeleri için bu programın ilginç bir program olabileceğini düşündü. BÜMED'e sunulacak olan da içerik de çok değilse de biraz farklılaşacak.
Kişisel Başarı: Niçin Sıra Dışı Yaşam Becerileri programı peki?
Melih Arat: Uygarlık tarihi sıra dışı denemelerin tarihidir. İnsan sıra dışılık sayesinde öğrenir. Dün yapmadığınız sıra dışı bir şeyi yaparsınız ve öğrenirsiniz. Selçuk Erdem'in bir karikatürü vardır. Mağara devrinde, adamlar ayakta uyuyorlar, bir tanesi yere yatıyor ve diyor ki, siz de bunu deneyin, böylesi daha iyi... Yaşamımızı iyileştirmenin ve güzelleştirmenin yolu, denemekten, ısrarcı bir şekilde denemekten geçiyor. Aslında yaşamda tercihler de sıra dışılık üzerine kuruludur. Bir kadın, kendisine diğer erkeklerden farklı bulduğunu koca olarak seçer. Mağazadan farklı olan gömlek alınır. Güzel olan da farklıdır aslında.
Kişisel Başarı: Program nasıl işleniyor?
Melih Arat: Programın etkileşimli ve eğlenceli-öğrenme modeliyle işleniyor. Program 12 hafta sürdüğü için katılımcıların kendi yaşamlarında uygulama imkanları var. Ayrıca oluşturulan bir internet listesinde insanlar programdan sonra giriştikleri sıra dışı deneyimlerini paylaşıyorlar. İlk derste, sıra altı, sıra içi, sıra dışı, sıra üstü kavramlarını açıklıyorum. Bunlar bir tür rol modeli gibi. Bu kavramları oturttuktan sonra, yaratıcılık tekniklerine geçiyoruz. Bir çekiç olmadan çivi çakamazsınız, bir teknik olmadan da yaratıcı olamazsınız. İki ders boyunca çok pratik ve basit yaratıcılık tekniklerini uygulamalı paylaşıyoruz. Bunlardan biri, alfabetik düşünme tekniği, biri de çapraz düşünme tekniği, diğer ikisi abartma ve tahrik edici düşünme teknikleri... Bu tür teknikler, insanı içinde bulunduğu kutunun dışına çıkarıyor. Bu tekniklerle arkadaşlık ilişkileri geliştirenler ya da yeni ürün fikri bulanlar ve çalıştıkları yerel gazetenin tirajını artıranlar bile oldu. Diğer dersler, yeni yaşama düzlemi, bilgi çağının elbiseleri, başarı teknolojisi, kendini yönetme, kaliteyle rating yapma, etkili konuşma ve yazma...
Kişisel Başarı: Programın diğer programlardan farkı nedir?
Melih Arat: İletişimin temelinde dinlemek ve mesaj vermek vardır. Diksiyon ve konuşma kursları iletişim kurmak isteyenlere pek yardımcı olmaz. İletişimin temelinde dudaklar değil, mesaj vardır. Ancak düşünen, farklı bakabilen, değerlendirme yapabilen kişilerin başka insanlara verebilecekleri mesajlar vardır. Sıra Dışı Yaşam Becerileri'nde insanlar her türlü ortamda farklı düşünebilmeleri konusunda bir alışkanlık kazanıyorlar. Farklı bir şey yapıp sonuç alırlarsa kendilerini başarılı hissediyorlar ve mutlu oluyorlar. Mutlu bir insan çevresine olumlu elektrik verir. İletişimlerinin gelişmesinde önemli bir nokta da, katılımcıların genellemelerden ve önyargılardan arınmaları. Yaratıcılığın ve öğrenmenin önündeki en büyük engel önyargılar ve genellemelerdir. Önyargıları ve genellemeleri olan insanlar başkalarının söylediklerini duymazlar; sadece kendi kafasındaki yargılara uygun olan sözleri duyarlar. Sıra dışı yaşam becerileri seminer programı, insanlara bilgi vermiyor; hepsine istedikleri yere binip gidecekleri bisikletler, arabalar ya da uçaklar veriyor.
Kişisel Başarı: İnsanlar niçin bu programa katılmalı?
Melih Arat: Mutlu ve zengin olmak için. Zenginlik paraya sahip olmak değil, seçeneğe sahip olmaktır. İstanbul, İzmir gibi şehirler binlerce seçenekle bezenmiştir; ama siz bir seçeneği deneyinceye kadar o seçenek sizin olmaz. Hiç girmediğiniz bir sokakta sizin çok seveceğiniz ve kesenize uygun restoran olabilir. O sokağa girip o restorana gittiğinizde o seçenek sizin olur. Deneme kültürünü alan ve daha önce denemediklerini deneyen dostlarımız bugün daha mutlular. Bununla birlikte, katılımcılarımız arasında bazıları daha çok şey denediler; bazıları da denememeye başlamadılar. Edinilen bilginin kuluçka süresi, kişiden kişiye değişiyor. Bazı insanlar, bilgiyi alır almaz uygulamaya geçiyorlar. Bazıları ise altı ay ya da bir yıl sonra.
Kişisel Başarı: Bu programa katılmak için ne yapılabilir?
Melih Arat: Program için Boğaziçi Mezunları BÜMED'e müracat edebilir. Diğerleri ise Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi'ni (212-513 84 58) arayabilir.
Kişisel Başarı: Bir üyemiz bizden size "irade aküsünün" ne zaman bulunacağını sormamızı istedi. İrade aküsü acaba ne zaman bulunacak, bulundu da bu üyemizin haberi mi yok ?
Melih Arat: İrade aküsünün, bir insanın bağlı olduğu bir referans sistemidir. Bir referans sistemi ise, bir felsefe ya da din olabilir. Yaşamın bütününe cevaplar verebilen bir referans sistemi, insan da kesintisiz bir kararlılığın ve tutarlılığın kaynağı olabilir.
Kişisel Başarı: Yine bir üyemiz soruyor "Girişimcilikteki püf noktalar nelerdir ve Orijinal potansiyel iş fikirleri nasıl bulunabilir ?" bu konuda bize kısaca bilgi verebilir misiniz?
Melih Arat: Bu soruya verilebilecek kısa bir yanıt yok. Girişimcilik Okulu ve Sıra Dışı Yaşam Becerileri programında bu soruya geniş bir yanıt verilebiliyor. Yine de ille de küçük bir püf noktası isterseniz, yaşamınızda sorun yaşadığınız her alan bir iş fikri saklamaktadır. Diş fırçalamak sizin için bir sorunsa, bunu eğlenceli kılacak ya da ikame edecek ne yapabilirim diye bakabilirsiniz.
Kişisel Başarı: Bize röportaj için zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Kişisel gelişime ilgi duyanlar sizi eminiz ki özleyecektir. Size Amerika'da başarılar diliyoruz.
Eski Site Okunma Oranı 5890 okunma
KAYNAK: www.kisiselbasari.com
10/05/2007
Sıradışı Çözümler
Nebraska'da yasli bir adam yasardi. Patates ekimi icin bahceyi bellemesi gerekiyordu, lakin bu cok zor bir isti. Tek oglu olan David ona yardim edebilirdi, fakat o da hapisteydi. Yasli adam ogluna bir mektup yazdi ve müskülatini izah etti.
Sevgili David,
Patates bahcemi belleyemeyecegimden, kendimi cok kötü hissediyorum. Bahceyi kazmak icin oldukca yaslanmis sayilirim. Burada olsan bütün derdim bitecekti. Biliyorum ki sen bahceyi benim icin hallederdin.
Sevgiler Baban
Bir kac gün sonra oglundan bir mektup aldi.
Babacigim, Babacigim Allah askina bahceyi kazma, ben oraya cesetleri gömmüstüm.
Sevgiler David
Ertesi gün sabaha karsi saat 04:00'de FBI ve yerel polis cika geldi ve tüm sahayi kazdilar, lakin hic bir cesede rastlamadilar. Yasli adamdan özür dileyerek gittiler. Ayni gün yasli adam oglundan bir mektup daha aldi.
Babacigim, Simdi patatesleri ekebilirsin. Bu sartlarda yapabilecegimin en iyisini yaptim.
Sevgiler David
BIR GÜCLÜKLE KARSILASTIGINIZDA, KENDINIZE BIR KACIS YOLU DEGIL, BIR ÇIKIS YOLU ARAYIN.
10/02/2007
Yüksek Dokunuş John Naisbitt
Bir çok insan teknoloji geliştikçe insanlığın, insanlararası
iletişimin zayıfladığını düşünür. Karşı görüş ise insanlığın
insan olma özelliklerini asla kaybetmeyeceğini söyler. Futurist
John Naisbitt, 1982 yılında yayınlanan "Megatrendler" isimli
kitabında, yüksek teknoloji çağında da insanlığın bir insancıl
dokunuşa ihtiyacı olacağını öne sürmüştür.
Naisbitt, "yüksek teknoloji" tanımına karşılık insan olmanın
temel özelliklerini "yüksek dokunuş" kavramıyla özetler. Buna
göre insanlar, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insancıl
bir dokunuşa, yakınlığa ve duygulara ihtiyaç duyacak, yüksek
teknolojiyle yüksek dokunuş birlikte ilerleyecektir.
Yüksek teknoloji ürünlerinde de bir noktadan sonra başarıyı
yüksek dokunuşun sağlayacağını öngören Naisbitt "Herkes aynı
teknolojiyi sunduğunda nasıl öne çıkacaksınız?" diye soruyor.
"Kendinizi farklılaştıracağınız tek şey, yüksek dokunuş
olacaktır."
iletişimin zayıfladığını düşünür. Karşı görüş ise insanlığın
insan olma özelliklerini asla kaybetmeyeceğini söyler. Futurist
John Naisbitt, 1982 yılında yayınlanan "Megatrendler" isimli
kitabında, yüksek teknoloji çağında da insanlığın bir insancıl
dokunuşa ihtiyacı olacağını öne sürmüştür.
Naisbitt, "yüksek teknoloji" tanımına karşılık insan olmanın
temel özelliklerini "yüksek dokunuş" kavramıyla özetler. Buna
göre insanlar, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insancıl
bir dokunuşa, yakınlığa ve duygulara ihtiyaç duyacak, yüksek
teknolojiyle yüksek dokunuş birlikte ilerleyecektir.
Yüksek teknoloji ürünlerinde de bir noktadan sonra başarıyı
yüksek dokunuşun sağlayacağını öngören Naisbitt "Herkes aynı
teknolojiyi sunduğunda nasıl öne çıkacaksınız?" diye soruyor.
"Kendinizi farklılaştıracağınız tek şey, yüksek dokunuş
olacaktır."
Labels:
John Naisbitt,
Yüksek Dokunuş,
Yüksek Teknoloji
Subscribe to:
Comments (Atom)






